YAPIŞMA KABİLİYETİ NEDİR

Yağın kendine özgü bir özelliği olmamakla beraber, yapışma kabiliyeti yağların madensel yüzeylere temas etmeleri halinde ortaya çıkar. Yağ moleküllerinin bu yüzeyler üzerinde düzgün bir şekilde yayılmaları ve yüzeylere yapışmaları, madensel yüzey ve yağın karşılıklı etkilerine bağlı bir özelliktir. Bu özellik yağın ve madensel yüzeyin cinsine bağlıdır. Sınır sürtünmesinde önemli rol oynayan yapışma kabiliyeti esas itibariyle adsorpsiyon olayına bağlıdır.

İyi bir adsorpsiyon tabakası meydana getirmek için, yağı oluşturan moleküllerin üzüm zincirli yapılara ve polar gruplara sahip olmaları gerekir. Bu moleküllerin aktif uçları (polar grupları) madensel yüzeylere bağlanmakta ve bu yüzeylerin üzerinde dayanıklı adsorpsiyon tabakaları oluşturmaktadır. Bu tabakalar özellikle sınır sürtünmesinde madensel yüzeylerin büyük ölçüde aşınmasını ve yenme tehlikesini önler. Genellikle madensel yağlar polar gruplara sahip değildirler. Ancak oleik, stearik asidi gibi organik asitler bu yapıya sahiptirler. Madensel yağların içine az miktarda (genellikle  %1) yapışma kabiliyeti iyi olan organik asitler ilave edilirse, bu yağların yapışma kabiliyetini iyileştirmek mümkün olur. Olayla ilgili organik asitlerin olumlu davranışları, bunların madensel yüzeylerle kimyasal reaksiyona girerek bir madeni sabun oluşturmalarına bağlanmaktadır. Sıcaklık, adsorpsiyon tabakaları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Kritik sıcaklık denilen belirli bir sıcaklığın üstünde, adsorpsiyon tabakası bozulur, parçalanır ve koruma özelliğini kaybeder.

Yapışma kabiliyetini ifade etmek için kesin bir değer, sayı veya tarif mevcut değildir. Yapışma kabiliyetini tespit etmek için kritik sıcaklık, sıvı ile madensel yüzey arasındaki yüzey gerilimi veya bunun bir ölçüsü olan kenar açısı, yüzey enerjisi gibi büyüklükler teklif edilmişse de, gerek bunların ifadesindeki tutarsızlık ve gerekse deneysel yöntemlerdeki farklılık dolayısıyla bu büyüklükler yalnız nitel olmaktan öteye gidememiştir.

Özellikle açık dişli püskürtme sistemlerinde pinyon dişli üzerine püskürtülen yağlayıcının yapışma kabiliyetinin iyi olması gerekmektedir. Dönen dişlinin oluşturduğu merkez-kaç kuvveti, yağlayıcının dişli üzerinde uzun süre durmasını engelleyerek ortamdan uzaklaşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle açık dişli yağlamalarında tüketilen yağlayıcı miktarı fazladır. Ancak yapışma kabiliyeti yüksek olan yağlayıcılar seçildiğinde bu miktarı düşürmek mümkün olacaktır.